Bireyin davranışlarını kendi yaşantısı yoluyla istendik yönde değiştirme süreci olan eğitimin bir işlevi de kültür aktarma ve yenilikçi bireyler yetiştirme olarak kabul edilmektedir. İki boyutlu olan bu işlevin boyutlarına verilen önem ve ağırlık toplumdan topluma değişir.
Durağan toplumların daha çok var olan kültürel değerleri koruma anlamında kültür aktarmaya önem ve ağırlık vermesine karşılık dinamik toplumların yenilikçi bireyler yetiştirme boyutuna da gereken önemi verdikleri görülmektedir. Toplumun gelişmişlik çizgisinde bulunduğu yer ve konumu, buna ilişkin tercihi büyük ölçüde etkilemekte ve belirlemektedir.
Toplumsal kurumlar arasında eğitimin özel bir yer ve öneme sahip olmasının nedeni, bütün toplumsal kurumların topluma sundukları hizmetin insan tarafından sunulmuş olması, bu insanları yetiştirme görevinin de eğitime verilmiş olmasıdır.
Böyle bir ilişki açıkça göstermektedir ki eğitimin dışındaki kurumların niteliği ve etkililik düzeyi eğitimin niteliğine ve düzeyine büyük ölçüde bağlıdır. Bu anlamda eğitimin niteliği diğer toplumsal kurumlara ve bu kurumların sundukları hizmete yansır. Bütün toplumsal kurumlar gereksinim duydukları insanı yetiştirme sorumluluğunu eğitime devretmişlerdir. Eğitim bir anlamda; hukukun, ekonominin, siyasal sistemin bir parçası olmaktadır ve onların sorumluluklarını paylaşmaktadır.
Eğitim bu hizmetlerini formal bir eğitim örgütü olan okullar aracılığıyla sunar. Okul formal bir örgüt, sosyal bir sistemdir. Sosyal bir sistem olan okulun en temel özeliği açık bir sistem olmasıdır. Hizmet sunduğu toplumsal çevresi ile sürekli bir etkileşim içerisindedir. Bu etkileşimin sonucu olarak çevreden aldığı girdilerle etkilenir, biçimlendirdiği insanı çevreye göndererek de çevreyi etkiler.
Toplumumuzun mutluluğa ve refaha kavuşması için yenilikçi bireyler yetiştirmek umudu ve temennisiyle…………
Saygılarımla…………………….