Anasayfa | Arşiv | İletişim | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

HABER ARA


Gelişmiş Arama
YazıYorum-Ferat

Açılım bombaya dönüşürse

Okunma  Yazar : YazıYorum-Ferat
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 81
Tarih  Tarih : 25 Haziran 2010 03:19

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto

Bugünlerde herkes aynı soruyu soruyor aslında. Açılım neden kilitlendi diye? Aslında verilen en basit cevap 'açılım mı vardı? ' demek olsa gerek. Çünkü yaklaşık bir yıl önce Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün hepimize vaad ettiği 'güzel şeyler olacak' sözünden geriye kalanları incelemek gerek. Neler yapıldı diye bir teraziye tutmak gerek. AKP, popülist bir tutum içinde Türkiye'nin 30 yıldır çözemediği sorunu bir iki gün içinde çözebileceğini zannetti. Aslında zan etmesi de gayet normal. Çünkü Kürtler hazırdı destek vermeye. Ve verdiler de. Ancak o günden bugüne gelindiğinde halen çocuk bilmecesine dönen ve hala içeriği bir türlü açıklanmayan açılım ne yazıkki saçılıma dönüştü.

 
Bir iki cümleyle, derme çatma baraka mantığı ile ayakta tutmaya çalışmakla bu işin olmayacağını başından beri biliyordu. Oysaki yine de denemekten ve hata yapmaktan çekinmedi AKP. İyi de bu hatayı yapmaya hakkınız var mıydı?  Sizin basit diye gördüğünüz bir deneme yanılma yöntemi bir çok insanın hayatına mal oldu. Bunu fark etmek istemiyor musunuz?
 
Silahların sustuğu ve herkesin güzel şeyler olacak diye beklediği bir zamandan nasıl olur da kaos çıkarabildiniz doğrusu hayret etmek gerekir sizlere. Şimdi mutlu musunuz her gün hayatını kaybeden insanların haberlerini almakla. Vicdanınız sızlamıyor mu?
 
Bir akım başlatmak istedeniz, dağdaki militanın bile silah bırakıp ülkesine dönebileceğini söylediniz. Ve bunun girişimlerine de ortak oldunuz. Ancak 30 yıldır kendi evladını, babası, ablasını görmeyen insanların sevgi selinde az kalsın boğuluyordunuz. Ve Mahmur'un faturasını o insanlara pahalıya ödetecektiniz.
Hiç çekinmeden çok kısa bir süre sonra KCK operasyonları adı aldınta Kürtler'in siyasi iradelerini aşağılar bir şekilde gözaltına alıp tutuklamanız ile faturanın bedelini almıştınız. Beslendiğiniz tabana da bunu göstermekten hiç çekinmediniz. Oysaki yeni oy potansiyeli olan Kürtler'e vaad verirken çok cömerttiniz onların hakları konusunda. Savaş bitecek, dağdaki inip siyaset yapacak ve kendi ülkesinde çalışacak dediğinizde hangi tür bir uyuşturucu kullanıyordunuz ki bu kadar yüksekten uçtunuz.
KCK operasyonları tamamıyla bir hataydı. Suç işlemiş olanlar olabilir. Elbette bunun cezasını hukuk verecek. Ama Kürtler'i temsil eden yöneticileri ve belediye başkanlarını kelepçeleyip tek sıra halinde dizmeniz elbette Kürtler'i üzecekti. Ve size olan güvenlerini kıracaktı.
Bunun Kürtler'e kesilmiş bir sevinmenin bedeli faturası olduğunu tüm kamuoyu biliyor aslında. Sorarım size peki siz neyi bekliyordunuz? Yıllarca kendi çocuklarını görmeyen bir ailenin hiç bir sevinme yaşamadan gizli gizli olmasını mı bekliyordunuz o karşılamalar yerine?
 
Ancak sizler kendi vatandaşınıza cimri başka ülkenin vatandaşlarına ise son derece cömert olabilecek kadar da bakan körsünüz. Elbette hepimiz İsrail'i kınadık ve kınıyoruz da Flistin meselesinde. Ama sormazlar mı size? Siz kendi ülkenizde kendi vatandaşınızın benzer sorununu çözemezken bir başka ülkenin benzer sorununu çözmeyi nasıl seçebilirsiniz ki?
 
Son dönemlerde açılımın saçılıma dönüşmesiyle yarattığı deprem etkisi ne yazıkki tüm ülkede hissedilir oldu. Ve her gün ölüm haberlerini aktaran haber bültenlerini izlemek zorunda kaldı vatandaş. Her iki kutupta da aşırı yüklenmiş olan elektrik tek bir kıvılcımla çok büyük patlamalara neden olabilir bir düzeye geldi. Herkes kibrit çakabilir. Bir çocuk bile. Ama asıl mesele bu durumda bile hala umut besleyenleri bir araya getirebilmek. Ve yapılabilecek son bir şey varsa onu da yapmak. Çünkü hepimizin bildiği gibi bu topraklarda yaşayan kardeş halkların birbirine ihtiyacı var. Eşitlik ve özgürlük içeren bir anayasa ile tüm Türkiye baştan değişebilir. Silahların susması hala mümkün iken herkesin kendi üstüne düşen görevi yapması gerek. Aksi durumu düşünmek bile istemiyorum. Çünkü yıkım ve kaostan başka birşey olmayacak. Ve elbette kaybeden yine mazlum halklar olacak. 30 yıllık bilançoya bakın kaybeden hep mazlumlar oldu. Yani dağdaki de mazlum, şehirdeki de. Ölen asker de mazlum ölen militan da. Bu nedenle sömürü çarklarını elinde tutanların çekeceği bir acısı yok. Ve bizleri anlaması da mümkün değil. Bu nedenle hala bir şansımız varken, susturalım silahları ve eşitlikçi, özgürlükçü ve gerçek anlamda kardeş olan bir ülkeyi yeniden kuralım ellerimizle...
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Ahmet Altan Ahmet Altan
Acayip memleket
YazıYorum-Ferat YazıYorum-Ferat
Açılım bombaya dönüşürse
Etyen Mahçupyan Etyen Mahçupyan
Travma bizimdir, bizim kalacak...
Rasim Ozan Rasim Ozan
Parti içi demokrasi safsatası
Suzan Samancı Suzan Samancı
Roj Tv neden Türkiye'den yayın yapmasın
Özgür Amed Özgür Amed
NEDEN İNADINA BARIŞ
Cevat Düşün Cevat Düşün
Türkiye` de Sanik Olmak Bir Kamu Görevidir
Mahmud Hocaoğlu Mahmud Hocaoğlu
Çözüm: Federasyon
Benjamin Benjamin
Spor sadece futbol değildir
Eğitimci Eğitimci
Eğitim Üzerine
Av.Bülent Temel Av.Bülent Temel
301 DEĞİŞMEDİ

SON DAKİKA HABERLERİ

ANKET

Sizce Açılım neyi ifade ediyor?










Tüm Anketler

Ajansdiyarbakir.com © Tüm Hakları Saklıdır. Yazarlar ve editörler yazdıkları haberlerden ve yazılardan sorumludur. Dış yazarlardan gerekli izinler alınmıştır. Haberler kaynak gösterilerek alınabilir.
RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi