| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Anasayfa | Arşiv | İletişim | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
KATEGORİLERHABER ARAEN ÇOK OKUNANLAR |
NEDEN İNADINA BARIŞ
Çünkü bu ülkede hala insanlar ölüyor. Çünkü bu ülkede hala insanlar açlıktan ölüyor. Çünkü bu ülkede hala insanlar düşüncelerinden ötürü ölüyor. Çünkü bu ülkede hala işkence ile insanlar ölüyor. Çünkü bu ülkede adil ve eşit bir gelir dağılımı yok. Çünkü bu ülkede demokrasi adına hiç bir şey yok. Çünkü bu ülkede kardeş kanı hala dökülüyor. Çünkü bu ülkede siyasi düşüncelerinden dolayı hala insanlar ötekileştiriliyorlar. Çünkü devlet kurumlarında çalışan emekçi insanların hala çocuklarının nafakaları güvence altında olmayanlar var. Çünkü bu ülkede sınıflaştırılmış insan toplulukları var. Çünkü bu ülkede din maskesi adı altında hala insanlar uyutulup bütün meşru ve demokratik insani hakları gasp ediliyor. Bütün bu olumsuz gidişata dur demek adına inadına sonuna kadar barış deyip haykıracağız. Çünkü bu bütün olumsuzluklara karşı durmanın tek yolu barışı haykırıp, barış yanlısı olmaktan geçtiği içindir. İnsan toplulukları hangi düşünce akımından olursa olsunlar ortak çatının insani ve toplumsal değer yargılarından ibaret olduğunu unutmamamız lazım. Bu anlamda insanın dini, dili, rengi ve en önemlisi düşüncesi ne olursa olsun asla kendi düşüncesini üstün kılma adına düşüncesini zorla toplumlara dayatmamalıdır. Bu gün mevcut hükümet kirli düzenin sözcülüğünü yapıp devletin bütün argumanlarını kullanıp toplumları ötekileştirerek sadece kendine yandaş gördüğü düşünce yapısını özümseyip paylaşım içerisine girmektedir. Bu paylaşım devletin en üst kademesinden en alt kademesine kadar sistematik bir biçimde şekillenmektedir. Kendilerince kendilerine yandaş ve fikirdaş gördüklerine devletin bütün imkan ve olanaklarını sonuna kadar seferber etmektedirler. Kendi düşüncelerinin karşısında olan ve sade düşünen bütün düşünce akımlarını da hor görüp bütün kötü muamelelere maruz bırakarak pervasızca ötekileştirmektedirler. Bu pratiksel gerçeklik aslında savundukları düşünce akımının özüne de aykırıdır. Çünkü savundukları ve sığındıkları İslamiyet dininin eğilimi ve özü bu değildir. İslam dinini kendilerine uyarladıkları gibi toplumları etkilemeye çalışmaktadırlar. İslam dini paylaşımı ve demokrasiyi sonuna kadar esas alır. Bunlar bu yaklaşımlarıyla İslamiyet’e de ihanet etmektedirler. En önemlisi de İslamiyet’i kullanarak insanların dini duygularını kullanıp takkiye etmektedirler. Ve nitekim genel olarak bu yaklaşımlarıyla devlete olan bakış açıları bir tüccar zihniyetinden öte gidememektedir. Toplumun bu tüccarlardan arındığı ve demokrasinin topluluklara sonsuz özgürlükleri getirmesi için herkesin seferber olması dileğiyle.
Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
|
SON DAKİKA HABERLERİ |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Ajansdiyarbakir.com © Tüm Hakları Saklıdır. Yazarlar ve editörler yazdıkları haberlerden ve yazılardan sorumludur. Dış yazarlardan gerekli izinler alınmıştır. Haberler kaynak gösterilerek alınabilir. Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||